Anasayfa
Amaçlarımız
Öneri ve Çalışma Konularımız
TTKB Raporumuz
Haber ve Etkinlikler
Vizyon ve Misyonumuz
Felsefemiz
Yonetim Kurulu
Üyelerimiz
Basında Biz
Tüzük
Bültenler
Site Haritasi
iletisim
e-mail me

Eğitim Bilimleri Derneği TTKB Raporu
 

Bu rapor ülkemizde 1964 yılında Ankara niversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi’ nin açılmasından günümüze devam eden süreçte YÖK’ ün “Eğitim Fakültelerinin Öğretmen Yetiştirme Programlarının Yeniden Düzenlenmesi” raporu ile 1998 yılında kapatılan Eğitim Bilimleri bölümleri mezunlarının yaşadıkları sorunları ve talep ettikleri özlük haklarını ilgili kurumlara bildirmek amacıyla hazırlanmıştır.

Raporda sırasıyla Eğitim Bilimleri mezunlarının yaptıkları işlere, özlük haklarının yetersizliğinden kaynaklanan sorunlara, eğitim programlarında yapılan yenilikler ışığında eğitim uzmanına duyulan ihtiyacın ortaya konulmasına ve eğitim bilimleri mezunlarının daha iyi bir eğitim sistemi için sunduğu önerilere yer verilmiştir. Önerilerimiz eğitim sistemimize kalite getirecek yapısal çözümler içermektedir. Dikkate alındığı takdirde gecikmeli olarak hayata geçecek uygulamarla eğitim sistemimiz kalite ibresini yukarılara çıkaracaktır.

Saygılarımızla,

EĞİTİM BİLİMLERİ DERNEĞİ YÖNETİM KURULU

 

EĞİTİM BİLİMLERİ BÖLÜMLERİ

Eğitim Bilimleri Bölümleri, eğitimin çeşitli alanlarına uzman yetiştirmek, öğretmenlik yapmak isteyen öğrenciler ile üniversite ya da yüksekokul mezunu olup da öğretmenlik sertifikası almak isteyenler için düzenlenen programlara yardımcı olmak, program düzenlemek ve uygulamak; eğitim araştırmaları yapmak; eğitim-öğretim ile ilgili hususlarda çeşitli kurumlarla işbirliği yapmak amacıyla kurulmuştur.

X1. Eğitim Şurası’nda eğitim uzmanı şöyle tanımlanmıştır: “Eğitim uzmanı, değişik sistemlerde, kurumlarda ve kademelerde öğretme, öğrenme ortamını en etkili biçimde oluşturarak eğitimin amaçlarını gerçekleştirmede, yöneticilere, öğretmenlere, öğrencilere, velilere kılavuzluk ve yardım edecek nitelikte, eğitim bilimlerinin bir dalında kuramsal alanda ve uygulamada uzmanlaşmış kişidir.” denilmektedir. Bu eğitim uzmanlarının sunacakları hizmetler veya görevleri şu şekildedir:

Ölçme ve Değerlendirme Uzmanı: Değişik eğitim kurum ve kademeleri ile okullarda öğrencinin ilgi, yetenek, tutum ve başarısını ölçüp değerlendirecek, öğrenciyi değerlendirme sonuçlarına ve toplumsal ihtiyaçlara uygun eğitim programına yöneltecek düzeyde, kuramsal alanda ve uygulamada yetişmiş kişidir.

Program Geliştirme Uzmanı: Toplumdaki gelişmeleri dikkate alarak eğitim programlarının genel ve özel amaçlarını, içeriğini, eğitim süreçlerini belirlemeye ve değerlendirmesini yapmaya; bunları araştırma yolu ile düzeltmeye, geliştirmeye yeterli olacak nitelikte kuramsal alanda ve uygulamada yetişmiş kişidir.

Eğitim Yöneticisi: Değişik sistem, kurum ve kademelerde eğitim hizmetlerini yönetmeye yeterli olacak nitelikte kuramsal alanda ve uygulamada yetişmiş uzmandır.

Eğitim Müfettişi: Değişik sistem, kurum ve kademelerde eğitim hizmetlerini denetlemeye yeterli olacak nitelikte kuramsal alanda ve uygulamada yetişmiş uzmandır.

Eğitim Planlaması Uzmanı: Değişik sistem, kurum ve kademelerde eğitim hizmetlerini planlamaya yeterli olacak nitelikte kuramsal alanda ve uygulamada yetişmiş uzmandır.

Halk Eğitimi Uzmanı: Değişik sistem, kurum ve kademelerinde, halk eğitimi alanında eğitim programları geliştirmeye, uygulamaya ve değerlendirmeye yeterli olacak nitelikte kuramsal alanda ve uygulamada yetişmiş kişidir.

Ülkemizde Eğitim Bilimlerinin esas temeli Ankara Üniversitesi Senatosu, 4936 sayılı Üniversiteler Kanunu’nun ikinci maddesine dayanarak, 31.03.1964 gün ve 463/2718 sayılı karar ile Eğitim Fakültesi’ni kurması ile başlamıştır. Bu tarihten sonra fakültelerde eğitim bilimleri bölümleri açılmıştır.1960’lı yıllarda kurulan lisans,yüksek lisans doktora düzeyinde eğitim veren bu fakülte ve bölümlerin lisans bölümleri 1998 yılının Mart ayında Yüksek Öğretim Kurumunun “Eğitim Fakülteleri Öğretmen Yetiştirme Programlarının Yeniden Düzenlenmesi” raporu kapsamında kapatılmıştır. Kuruluşundan kapanışına kadar lisans bölümlerden mezun olanlar Milli Eğitim Bakanlığı’ nca Sınıf öğretmeni, Rehber Öğretmen, Zihinsel Engelliler Sınıf Öğretmeni olarak atanmışlardır. Bölümler kapatıldıktan sonraysa kamu ve özel sektörde çalışan mezunların hepsi özlük hakları açısından sıkıntılar yaşamışlardır.

 

MEZUNLARIN MEVCUT YÖNETMELİKLERDEN VE UYGULAMALARDAN KAYNAKLANAN SORUNLARI - BU SORUNLARIN GİDERİLMESİNE YÖNELİK ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

1. Rehberlik ve Araştırma Merkezleri ile İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde bulunan program geliştirme ve ölçme değerlendirme birimlerine eğitim bilimleri lisans ve lisansüstü mezunlarının atanması: Rehberlik ve Araştırma Merkezleri, İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde program geliştirme ve ölçme değerlendirme birimleri bulunmaktadır. Fakat bu birimlerde Eğitim Bilimleri lisans ve lisansüstü mezunlarının atamaları yapılmamakta ya da çok sınırlı olarak yapılmaktadır. Özellikle yeni öğretim programlarının uygulanmaya başlamasıyla birlikte programın uygulanması ve ölçme değerlendirme çalışmalarının nasıl gerçekleştirileceği noktalarında öğretmenler çok büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalmışlardır. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ilgili birimlerde Program Geliştirme ve Ölçme Değerlendirme Uzmanlarının çalıştırılması bu sıkıntıları azaltacaktır. Yukarıda sözü edilen nedenlerden ötürü, Ulusal Eğitim Sistemimiz için yaşamsal önem taşıyan bu kadrolara, herhangi bir eğitimci ya da istatistik vb. alan mezununun değil, gerekli bilgi donanıma sahip eğitim uzmanlarının (Eğitim Bilimleri lisans ve lisansüstü mezunlarının) atanması gerekmektedir.

2. Bakanlıklardaki ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarındaki eğitim uzmanı kadrolarına eğitim bilimleri lisans ve lisansüstü mezunlarının atanabilmeleri: Bakanlıklardaki ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarındaki eğitim uzmanı kadrolarına Eğitim Bilimleri lisans ve lisansüstü mezunlarının atanmalarının sağlanması bu kamu kurum ve kuruluşlarının eğitim uzmanı ihtiyacının karşılanmasını sağlayabilir.

3. Özel öğretim kurumlarında uzman statüsünde çalışan eğitim bilimleri bölümü lisans mezunlarının yönetici kadrolarına atanamamaları sorunu: 11.01.2004 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 25343 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin Yönetici Olarak Atanacaklarda Aranan Genel Şartlar Bölümü c bendinde yönetici olarak atanabilmek için “öğretmenlikte adaylığı kaldırılmış bulunma” ( Değişik: 4.3.2006/26098RG ) şartı bulunmaktadır. Bu şart, özel öğretim kurumlarında uzman statüsünde çalışmakta olan Eğitim Bilimleri lisans mezunlarının kurumlarında yönetici olarak atanabilmesini engellemektedir. Özel öğretim kurumlarında Program Geliştirme ya da Ölçme Değerlendirme Uzmanı görevlerinde çalışan Eğitim Bilimleri lisans mezunlarının kurumlarında yöneticilik pozisyonlarına atanabilmeleri için önlerindeki bu engelin kaldırılması beklenmektedir. Bu görevlerde çalışan Eğitim Bilimleri lisans mezunlarına şu anda “Ölçme ve Değerlendirme Uzmanı” unvanı ve ön izin belgesi verilmektedir. Bu kişilere “Ölçme ve Değerlendirme Öğretmeni” unvanı ve ön izin belgesi verilerek sorun giderilebilir.

4. Öğretmenliğe kaynak olan programları belirleyen 119 sayılı kararın geçici 2. maddesinin uygulanması: TTKB’nin öğretmenliklere kaynak olan programları belirleyen 119 sayılı kararının geçici 2. maddesine göre Eğitim Bilimleri Bölümü lisans programları mezunları daha önce atanabildikleri alan öğretmenliklerine bakanlığın belirlediği ölçütlere göre atanabilmektedirler. Bundan hareketle 119 sayılı kararın geçici 2. maddesinin uygulanarak Eğitim Bilimleri Bölümlerinden (Eğitim Programları ve Öğretim, Eğitim Yönetimi ve Planlaması, Eğitimde Ölçme Değerlendirme, Halk Eğitimi ) lisans düzeyinde mezun olanların daha önce atanabildikleri öğretmenlik meslek bilgisi dersleri ve rehber öğretmenliğe atanabilmelerinin sağlanması beklenmektedir. 01.6.2000 tarih ve 340 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı kararına göre Eğitim Bilimleri lisans mezunları, Öğretmenlik Meslek Bilgisi Dersleri ve Rehber Öğretmenliğe ( 2.öncelikte) atanabilmekteydi.

5. Özel öğretim kurumlarında “Ölçme ve Değerlendirme Uzmanı” ön izin belgesi ile rehber öğretmenlik görevini yürüten eğitim bilimleri bölümleri lisans mezunlarının “rehber öğretmen” olarak atanamamaları sorunu: Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü’nün 06.09.2002 tarih ve 57277 sayılı genelgesinin b bendinde belirtilen Eğitim Bilimleri Bölümleri lisans mezunlarının (Eğitim Programları ve Öğretim, Eğitim Yöneticiliği ve Deneticiliği, Eğitim Yönetimi ve Planlaması, Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme ) özel öğretim kurumlarındaki rehberlik ve ölçme değerlendirme hizmetlerini yürütmek üzere Rehberlik ve Ölçme Değerlendirme birimlerinde görevlendirilebileceğine dair genelgesi uygulanmamaktadır. (Bu genelge sonucunda yukarıda belirtilen Eğitim Bilimleri lisans mezunlarından pek çok kişi özel öğretim kurumlarında Rehber Öğretmen olarak atanmış, fakat daha sonra bu kişilerin unvanları Ölçme ve Değerlendirme Uzmanına çevrilerek Rehber Öğretmen atamaları iptal edilmiştir. Bu kişilere Milli Eğitim Müdürlükleri tarafından, açılacak ölçme değerlendirme ve rehberlik kursuna katılmaları durumunda özel öğretim kurumlarında yeniden Rehber Öğretmen olarak atanabilecekleri bildirilmiş fakat 2005 yılında açılan ölçme değerlendirme ve rehberlik kursuna Eğitim Bilimleri Bölümü lisans mezunları kabul edilmeyerek (sadece felsefe-sosyoloji mezunları kabul edilmiştir ) pek çok Eğitim Bilimleri Bölümü mezunu büyük bir mağduriyete uğratılmıştır. Bu kişilerin ya Rehber Öğretmenliğe atamalarının yapılması ya da ölçme değerlendirme ve rehberlik kursunun bu kişiler için yeniden açılması beklenmektedir. Eğitim Bilimleri lisans mezunlarının lisans öğrenimleri sırasında aldıkları dersler incelendiğinde Rehber Öğretmenlik formasyonuna, bu kursa katılabilen Felsefe ve Sosyoloji bölüm mezunlarına göre çok daha fazla sahip oldukları açıkça görülebilir. Ayrıca bu kişilerden bir kısmı kurumları tarafından yönetici olarak atanmak istemekte fakat Ölçme ve Değerlendirme Uzmanı ön izin belgesi ile çalışıp Rehber Öğretmen olarak atanamadıkları için yönetici de olamamaktadırlar.

6. Resmi okullarda rehber öğretmen olarak görev yapan eğitim bilimleri lisans mezunlarının bazı hizmet içi eğitimlere katılamamaları sorunu: Resmi okullarda Rehber Öğretmen olarak çalışan Eğitim Bilimleri lisans mezunlarının, (Eğitim Programları ve Öğretim, Eğitimde Ölçme Değerlendirme, Halk Eğitimi, Eğitim Yönetimi ve Planlaması) rehber öğretmenlere yönelik olarak düzenlenen hizmet içi eğitimlere katılımlarına getirilen sınırlamalar bu uzmanların mesleki gelişimlerini sürdürmeleri önünde önemli bir engeldir. Bazı hizmet içi eğitimlere sadece Psikolojik Danışma ve Rehberlik ile Psikoloji mezunları katılabilmekte, Eğitim Bilimleri lisans mezunlarının bu eğitimlere katılımları, alan dışı oldukları gerekçesi ile engellenmektedir.

7. Zihinsel engelliler sınıf öğretmeni olarak görev yapan eğitim bilimleri lisans mezunlarının alan değişikliği yapabilmeleri önündeki engellerin kaldırılması: Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin 20 Şubat 2002 tarih ve 24667 sayılı resmi gazetede yayımlanan, 49. madde ile ilgili değişikliğin kaldırılarak, bu alanda çalışan Eğitim Bilimleri Bölümü mezunlarına alan değişikliği yapabilme ya da kamuda yer alan Eğitim Uzmanı kadrolarında istihdam edilme imkânının verilmesi beklenmektedir.

8. Sınıf öğretmeni olarak görev yapan eğitim bilimleri lisans mezunlarının alan değişikliği yapabilmeleri önündeki engellerin kaldırılması: Ataması Sınıf Öğretmeni olarak yapılmış olan Eğitim Bilimleri Bölümü mezunlarına alan değişikliği yapabilme ya da kamuda yer alan Eğitim Uzmanı kadrolarında istihdam edilme imkânının verilmesi beklenmektedir.

 

EĞİTİM PROGRAMLARINDAKİ DEĞİŞİKLİKLERE BAĞLI OLARAK ORTAYA ÇIKAN EĞİTİM UZMANI İHTİYACI

Milli Eğitim Bakanlığı 2004 yılında başlattığı müfredat düzenleme çalışmaları ile eğitim öğretimde çok köklü değişiklikler yapmıştır. Hazırlanan ilköğretim programlarında ilk göze çarpan ve tüm değişikliklerin temelini oluşturan, dayandığı öğrenme teorisidir. Bu teori yapılandırmacılıktır ve yapılandırmacılığın özünde bireyin karşılaştığı yeni bilgiyi, geçmiş deneyimleriyle karşılaştırarak zihninde yeniden yapılandırması söz konusudur. Yapılandırmacılıkta bilgi transferi bir gruptan diğerine olmaz, kişi kendi öğrendiklerinin üzerine yenilerini koyar bu da öğretimi kendiliğinden öğrenci merkezli hale getirir. Merkezde öğrencinin olması çoklu zekâ yaklaşımı, beyin temelli öğrenme, öğrenci merkezli öğrenme, bireysel farklılıklara duyarlı öğretimi de beraberinde getirir. İlköğretim programları yapılandırmacılığında bir yansıması olarak ölçme ve değerlendirme etkinliklerinde de çeşitlik farklılıklar getirmiştir.

Klasik ölçme araçlarının yanı sıra öğrencilerin çok yönlü değerlendirmeleri için kullanılabilecek çeşitli araçlardan örnekler sunulmuştur. Bunların içinde en dikkat çekici olanları alternatif değerlendirme yaklaşımı içerisinde ele alınan ürün dosyası, performans değerlendirme, grup ve akran değerlendirmesidir. Ürün dosyası ve performans ödevlerinin puanlamasında rubricler (dereceli puanlama anahtarı) kullanılmaktadır. Tüm bu araçlar hazırlanması aşamasında uzmanlık, uygulama aşamasında da eğitim gerektiren çalışmalardır. Öğretmenler Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu konuda açtığı seminerlerde eğitim görmüş olsalar da, öğretmenlerin bu konularda yetkinleşmesi için daha fazla desteğe ihtiyaçları vardır.

Eğitim Bilimleri Derneği ilköğretim programlarının uygulaması aşamasında öğretmenlerin karşılaştıkları sorunları ortaya koymak amacıyla bir anket hazırlamıştır. İnternet yoluyla öğretmenlere ulaştırılan, oylaması sürmekle birlikte şu ana kadar 150 kişi tarafından cevaplanan anketin sonuçları aşağıda madde madde sunulmuştur.

Soru: Yeni ilköğretim programını uygularken en çok zorlandığınız alan hangisidir?

Etkinliklerin planlanması: % 22

Materyallerin hazırlanması: %23,84

Ölçme ve değerlendirme araçlarının kullanımı: %37,75

Sınıf yönetimi: %2,65

Ünitelerin verilen süre içinde tamamlanması: %21,19

Sonuçlara göre “Ölçme ve değerlendirme araçlarının kullanımı” %37,75 oranıyla öğretmenlerin en çok zorlandıkları alanların başında yer almaktadır.

 

Soru: Yeni ilköğretim programını uygularken kullanılması gereken öğretim yöntemlerinin hangilerinin seçiminde ve uygulamasında zorlanıyorsunuz?

Dersler arası ilişkilendirmenin yapılması: %5,3

Gezi:%15,23

Grup çalışmalarının planlanması ve uygulanması: %17,88

Okul içi ve okul dışı çalışmalarının yapılması %10,6

Proje hazırlama ve uygulama: %50,99

Sonuçlara göre “Proje hazırlama ve uygulama” %50,99 oranıyla öğretmenlerin en çok zorlandıkları öğretim yöntemlerinin başında yer almaktadır.

 

Soru: Ölçme değerlendirme çalışmaları sırasında zorlandığınız çalışmalar hangileridir?

Yüzde Dereceli Puanlama Anahtarı oluşturma ve kullanma:%14,57

Derse yönelik tutumu ölçme: % 4,64

Grup ve/veya akran değerlendirmesi yapma : %13,25

Kontrol listesi oluşturma ve kullanma: % 5,96

Öz değerlendirme formu oluşturma:% 5,96

Performans ödevi oluşturma ve değerlendirme: %29,14

Ürün Dosyası oluşturma ve değerlendirme: %26,4

Sonuçlara göre “Performans ödevi oluşturma ve değerlendirme” %29,14 oranıyla öğretmenlerin en çok zorlandıkları ölçme değerlendirme çalışmalarının başında yer almaktadır. Ayrıca yeni ilköğretim programlarıyla birlikte okullarda kullanılmaya başlanan “Performans ödevi oluşturma ve değerlendirme, Dereceli Puanlama Anahtarı oluşturma ve kullanma, Grup ve/veya akran değerlendirmesi yapma” gibi çalışmalarda da öğretmenler zorlanmaktadır.

Yukarıdaki anket maddelerinin sonunda bulunan diğer seçeneğinde ise aşağıdaki konular belirtilmiştir:

• Programların ve gereklerinin yeterince anlatılamaması,

• Kalabalık sınıflarda gerek ölçme değerlendirme araçlarının gerekse eğitim öğretim tekniklerinin uygulanma zorluğu,

• Hazırlanması gereken materyaller için kaynakların yetersiz olması,

• Okullardaki teknolojik donanımın yetersizliği,

• Teknolojik araçlardan yeterince yararlanamama sorunu,

• Ölçeklerin hazırlanmasının ve değerlendirilmesinin zaman alması,

• Ölçme değerlendirme formları sayısının çok fazla olması, uygulamaların zaman alması,

• Farklı ölçme araçlarından elde edilen ölçme sonuçlarını nota dönüştürmede yaşanan sıkıntılar,

• Ölçme değerlendirme formlarının çoğaltılması noktasında yaşanan maliyet sorunu,

• Ölçme değerlendirme sisteminin çok karışık olması,

• Performans ödevi sunumlarının çok zaman alması,

• Performans ödevlerinin aileler tarafından yapılması sorunu,

• Velilerin değişen öğretim programları konusunda bilgilendirilmemelerinden kaynaklanan sorunlar,

 

Soru: Öğretim programının uygulanması sırasında ölçme değerlendirme ya da program geliştirme uzmanına gereksinim duyuyor musunuz?

Evet : %74,83

Hayır :% 25,17

Sonuçlara göre anketi cevaplayan öğretmenlerin %74,83’ü öğretim programlarının uygulanması sırasında ölçme değerlendirme ya da program geliştirme uzmanına gereksinim duyduklarını belirtmişlerdir.

Soruya “evet” diye cevap verenler bu ihtiyacın gerekçelerini;

• Ölçme değerlendirme ve program geliştirmenin uzmanlık gerektiren bir alan olduğu,

• Yapılan eğitimlerde bilgi aktarımının yapıldığını, ancak uygulama yapılmadığı,

• Eğitimlerde müfettişlerin yetersiz kaldıklarını belirtmişlerdir.

Soruya “hayır” diye cevap verenler gerekçelerinde; internet ve çeşitli bilgi kaynaklarından araştırma yaparak gerekli bilgilere ulaştıklarını belirtmişlerdir.

EĞİTİM BİLİMLERİ MEZUNLARININ DAHA İYİ BİR EĞİTİM SİSTEMİ İÇİN ÖNERİLERİ

1. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı tüm resmi ve özel öğretim kurumlarında Program Geliştirme – Ölçme ve Değerlendirme birimlerinin oluşturulması: Özellikle yeni öğretim programlarının uygulamaya konmasıyla beraber öğretmenler programların uygulanması ve ölçme değerlendirme çalışmalarının yürütülmesi noktasında büyük sıkıntılar yaşadıklarını dile getirmektedirler. Öğretmenlerin bu alanlarda bir koordinatör ve danışmana ihtiyaç duydukları ortaya çıkmaktadır. Bu yüzden gerekli kanuni düzenlemenin yapılarak bakanlığa bağlı tüm resmi ve özel öğretim kurumlarında Program Geliştirme ve Ölçme Değerlendirme birimlerinin kurulmasının eğitim öğretim hizmetlerinin işleyişini ve verimliliğini çok daha üst seviyelere çekeceği düşünülmektedir.

2. Eğitim kurumlarına yönetici atamalarında Eğitim Yönetimi ve Denetimi lisans ve lisansüstü mezunlarına öncelik verilmesi, eğitim yöneticilerine eğitim bilimleri alanında lisansüstü eğitim zorunluluğu getirilmesi: Eğitim Kurumları Yöneticilikleri ve Müfettişlik kadrolarına atamada Eğitim Yönetimi alanında lisans veya lisansüstü eğitim almış kişilere öncelik verilmesinin; ayrıca yöneticilik kadrolarına atanmak isteyenlerin Eğitim Bilimleri alanında lisansüstü eğitim almış olmalarının, hem bu kişilerin yöneticilik vizyonlarını geliştireceğini, hem de yönetim hizmetlerini daha etkili olarak gerçekleştirmelerini sağlayacağını düşünmekteyiz.

3. KPSS hazırlık kurslarında verilen Eğitim Bilimleri alanındaki derslere Eğitim Bilimleri lisans ve lisansüstü mezunlarının atamalarının yapılması: Bilindiği üzere KPSS hazırlık kurslarında Rehberlik, Program Geliştirme, Ölçme Değerlendirme, Eğitim Yönetimi alanlarında dersler verilmektedir. Bu dersler KPSS Öğretmenlik Sınavı’nın temelini teşkil etmektedir. Fakat bu alanlarla ilgili-ilgisiz çeşitli bölüm mezunları dersleri vermektedir. Bu kurslarda verilen Eğitim Bilimleri derslerini, Eğitim Bilimleri alanında lisans ve lisansüstü çalışma yapmış kişilerin vermeleri konusunda düzenleme yapılması beklenmektedir.

4. Eğitim uzmanı yetiştirme sorunu: Eğitim uzmanı yetiştirme ve istihdamı konusunda 1982 yılında XI. Milli Eğitim Şurası’nda benimsenen ilkelerin hayata geçirilmesi.

5. Lise programlarına yeni giren “Bilgi Kuramı ve Proje Hazırlama” derslerini uygulayacak nitelikte öğretmen eğitimlerinin yürütülmesinde ya da söz konusu dersleri yürütmeleri için eğitim bilimleri mezunu öğretmenlerden yararlanılması: Bilgi Kuramı dersi Bilgi Teorisine dayanan bir yapı içermesinden dolayı ders işleme sürecinde disiplinler arası bir yaklaşım gerektirmektedir. Dersin tek bir alan öğretmeni tarafından yürütülmesinin bazı sakıncaları olabilir. Dersin öğretmen niteliği eğitim ve bilim felsefesi bilgisi gerektirmektedir. Dersin bir Felsefe öğretmeni tarafından yürütülmesi ise pozitif bilimlerin öğrenciye kazandırılmasında bazı sakıncalar doğurabilir. Dersin çeşitli disiplinlerden öğretmenlerin oluşturduğu ve okulda görevli Eğitim bilimi mezununun komisyon başkanlığında yürütülebileceği çeşitli uygulamalar sonucunda gözlemlenmiştir. Dersin içeriği bir eğitim ekibi tarafından oluşturulmalıdır. Komisyon başkanı Eğitim Bilimi mezunu öğretmenin, komisyon üyesi öğretmenlerin sürekli eğitimini, bilimsel araştırma sürecini ve ders için uygulanması gerekli yeni öğretim metotlarının işe koşulmasında görevlendirilmesi söz konusu olabilir. Ayrıca Eğitim Bilimleri mezunlarının lisans program dersleri göz önünde bulundurulduğunda, “Proje Hazırlama” dersini yürütecek öğretmen niteliğini karşılayabilecek, eğitimde proje hazırlama basamakları bilgisi bulunmaktadır. Bu anlamda mezunlarımızın görevlendirilmesi ile mevcut insan kaynağı sağlanacaktır.

6. İletişim meslek liseleri meslek dersleri öğretmenliğine eğitim iletişimi ve planlaması bölümü lisans mezunlarının dâhil edilmesi

7. Halk Eğitimi bölümü lisans ve lisansüstü mezunlarının Halk Eğitim Merkezlerine rehber öğretmen ve yönetici olarak atanabilmeleri

8. Bilim ve sanat merkezlerine Program Geliştirme ve Ölçme Değerlendirme Uzmanlarının atanması






|Anasayfa| |Amaçlarımız| |Öneri ve Çalışma Konularımız| |TTKB Raporumuz| |Haber ve Etkinlikler| |Vizyon ve Misyonumuz| |Felsefemiz| |Yonetim Kurulu| |Üyelerimiz| |Basında Biz| |Tüzük| |Bültenler| |Site Haritasi| |iletisim|